Evlenme Ehliyeti Nedir? | Erzurum Aile Hukuku Avukatı, Erzincan, Kars, Ardahan, Gaziantep,

Evlenme Ehliyeti Nedir?

Evlenme Ehliyeti Nedir? | Erzurum Aile Hukuku Avukatı, Erzincan, Kars, Ardahan, Gaziantep,

Evlenme Ehliyeti Nedir?

Medeni Kanunu’muzda erkek ve kadının onyedi yaşını doldurmadıkça evlenemeyeceği düzenlenmiştir. Evlenme yaşı olarak her iki cins için de kural olarak onyedi yaş esas alınsa da aşağıdaki şartların sağlanması halinde hakim onaltı yaşını doldurmuş olan erkek veya kadının evlenmesine izin verebilir:

Evlenmesine izin verilecek kadın ya da erkek onaltı yaşını doldurmuş olmalıdır. 

Onaltı yaşın altında olan kişilere bu iznin verilmesi mümkün olmamakla beraber bu hak kişiye sıkı sıkıya bağlı bir haktır. Kişi sınırlı ehliyetsiz de olsa mahkemeye tek başına başvurabilir. Onun adına yasal temsilcisi izin isteyemez.

Olağanüstü bir sebep ve pek önemli bir sebep bulunmalı. 

Böyle bir durumun olup olmadığını hakim takdir edecektir. Kadının evlilik dışında gebe kalması, kadının ana ve babasını kaybetmiş olması uygulamada rastlanan durumlardandır.

Karardan önce mümkünse yasal temsilci dinlenmeli. 

Medeni Kanunu’muz yaşın yanı sıra ayırt etme gücüne sahip olmayanların evlenemeyeceği hükmüyle evlenme ehliyeti için ayırt etme gücüne sahip olma şartını da aramıştır. Evlenme açısından ayırt etme gücünden söz edebilmek için kişinin evlenmenin anlam ve amacını anlayabilmesi ve evlenmeye bağlı ödev ve yükümlülükleri kavrayabilecek yeteneğe sahip olması gerekir. 

Bu durumda evlenme ehliyeti açısından bir gruplandırma yapmak gerekirse:

Yaş erginliğine erişmiş, ayırt etme gücüne sahip olanlar ve kısıtlı olmayanlar tam evlenme ehliyetine sahiptir. Bu kişiler hiç kimsenin ya da mahkemenin iznine gerek olmakızın evlenebilirler.

Evlenme erginliğine erişmemiş olanlarla, erişmiş olmakla beraber ayırt etme gücünden yoksun olanlar evlenme hakkı açısından tam ehliyetsizdirler.

On yedi yaşını doldurmuş olanlarla velayet ya da vesayet altında bulunanlar evlenme yönünden sınırlı ehliyetsizdir. Bu kimseler ancak yasal temsilcilerinin izniyle evlenebilirler. Kural olarak evlenmek şahsa sıkı sıkıya bağlı haklardandır. Bu sebeple bu hakkın kullanılması için yasal temsilci iznine gerek olmamalıydı ancak kanun koyucu evlenmenin öneminden hareketle bu kimselerin evlenmesini yasal temsilcinin iznine bağlamıştır. Olağanüstü evlenme yaşını doldurmuş olanlar da evlenme yönünden sınırlı ehliyetsizdir. 

Evlenme Ehliyeti Hakkında Yargıtay Kararları 

“… Evlenenlerden davalı Ayşe, 01.06.1990 doğumlu olup, evlenme tarihinde 16 yaşını bitirmiştir. 16 yaşını doldurmuş olan erkek veya kadın, ancak hakimin evlenmeye izin vermesi halinde evlenebilir. 16 yaşını doldurmuş olan kadın veya erkeğin hakimin izni olmadan evlenmiş olmaları hali, nisbi butlan sebebi olup, C. Savcısının nisbi butlan nedeniyle evliliğin iptalini isteme yetkisi bulunmamaktadır. İsteğin reddi yerine kabulüne karar verilmesi doğru bulunmamıştır.” Yargıtay 2.H.D. 2007/17963 Esas 2009/3892 Karar 04.03.2009 Tarih

2- “… Karar tarihinde yürürlükte olan, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 124/2. maddesi hükmüne göre, “Ancak, hakim olağanüstü durumlarda ve pek önemli bir sebeple on altı yaşını doldurmuş olan erkek veya kadının evlenmesine izin verebilir. Olanak bulundukça karardan önce anne ve baba veya vasi dinlenir. Yasal temsilci tarafından açılan davada, anılan madde gereğince, mümeyyiz küçük dinlenecek, evlenme için gerekli kişiliğe bedeni ve fikri olgunluğa erişip erişmediği hakim tarafından gözlemlenerek, gerekirse bu konularda uzman bilirkişiden rapor alınacaktır. Dosyada mevcut nüfus kaydından evlenmesi için izin istenen Z. E’nin 3.10.1987 doğumlu olup, 16 yaşını bitirmediği görülmesine rağmen ve kendisi de dinlenilmeden evlenme izni verilmesi yasaya aykırı bulunmuştur.” Yargıtay 2.H.D. 2003/6480 Esas  2003/7586 Karar 26.05.2003 Tarih

3- “…  Mahkemece, kısıtlamanın Türk Medeni Kanununun 408. maddesi gereğince isteğe bağlı olduğu ve evlenme kişiye sıkı sıkıya bağlı haklardan olduğundan izin almaya gerek bulunmadığı gerekçesiyle dava reddedilmiştir. … 3. Sulh Hukuk Mahkemesinin 13.03.2009 gün 2009/312 esas, 2009/543 karar sayılı ilamı ile …, Türk Medeni Kanununun 408. maddesi gereğince kısıtlanmış ve kendisine kardeşi yasal temsilci olarak atanmıştır. Kısıtlılık hali devam etmektedir. Davalı ve kısıtlı 17.02.2014 tarihinde evlenmişlerdir. Kısıtlı yasal temsilcinin izni olmadan evlenir ise izni alınmayan yasal temsilci, evlenmenin iptalini dava edebilir. Yasal temsilcinin izni olmadan yapılan evlilik nispi butlanla sakattır. Tarafların nikah akdi sırasında yasal temsilcinin yazılı rızasını içeren belgeyi evlendirme memuruna vermedikleri anlaşılmaktadır. Davanın kabulü yerine yazılı şekilde reddi doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir.” Yargıtay 2.H.D. 2015/11390 Esas 2015/13359 Karar 23.06.2015 Tarih

Facebook
Twitter
LinkedIn
Email