
BOŞANMA DAVASI NEDİR
Boşanma davasını yalnızca eşler birbirlerine karşı açabilirler. Boşanma davasında davacı, özel boşanma sebeplerinden olan olay ve olguyu yaratmayan kişidir; genel boşanma sebepleri açısından gerek kusurlu olsun, gerekse kusuru olmasın her iki taraf olabilir. Boşanma davası açılması kişiye sıkı sıkıya bağlı bir haktır. Boşanma davası devam ederken eşlerden birisinin ölmesi halinde mirasçılar davanın sürmesini isteyebilir. Dava sonunda diğer tarafın kusuru ispat edilirse kusurlu eş ölen diğer dava tarafının mirasçısı olamayacaktır.
Boşanma davası açma hakkı kişiye sıkı sıkıya bağlı haklardan olması sebebiyle boşanma davasında temsil hükümleri geçerli değildir.
Boşanma Davasında Yetkili ve Görevli Mahkeme
Türk Medeni Kanunu’nun 168’inci maddesine yetkili mahkeme ayrıca düzenlenmiştir. Bu hükme göre eşlerden birinin yerleşim yeri veya davadan önce son defa altı aydan beri birlikte oturdukları yer mahkemesidir. Unutmamak gerekir boşanma davalarında yetki kuralı kamu düzeniyle ilgili olmadığından ilk itiraz yoluyla yetkisizlik itirazında bulunulmadıkça mahkeme kendiliğinden yetkisizlik kararı veremez.
Boşanma davalarında görevli mahkeme aile mahkemesidir.
Boşanma Hukukunda Yargılama da İzlenen Usul
-Boşanma davası devam ettiği sırada hakim taraflarca ileri sürülen delilleri serbestçe takdir eder, bu ilkeye hakimin kanıtları serbestçe takdiri denilir.
-Gerek doğrudan hakim tarafından gerekse davacı veya davalı yemin teklifinde bulunamaz.
-Taraflar boşanma davasında dayandığı olguları veya olayları ikrar etmiş olsa dahi bu ikrar hakimi bağlamaz.
-Hakim davada tarafların dayandığı olay ve olguların varlığına vicdanen kanaat getirmesi gerekmektedir. Aksi halde bu olayları ispatlanmış saymaz.
-Hakim boşanmanın feri sonuçlarına ilişkin anlaşmaları onaylamak zorunda değildir, hakimin onayı olmadığı ihtimalde anlaşmanın varlığından söz edilemez. Hakim bu fer’i sonuçları onaylayıp onaylamama noktasında geniş takdir yetkisine sahiptir. Yine protokolde belirlenen hususların geçerlilik kazanması için bu hususların süren davada hükümde belirtilmesi gerekmektedir.
-Hakim tarafların birisinin istemi üzerine duruşmanın gizliliğine karar verebilir.