Evlenmenin Yokluğu

Evlenmenin Yokluğu | Aile Hukuku Avukatı, Erzincan, Kars, Ardahan, Gaziantep, Diyarbakır, Van

Evlenmenin Yokluğu

Evlenmenin kurucu unsurlarının bulunmaması halinde evlenmenin yokluğu söz konusu olacaktır. Evlenmenin yokluğu halleri:

1-         Evlenmenin  ayrı cinsten kişiler arasında yapılmamış olması

2-         Evlenmenin, evlendirme memuru önünde yapılmamış olması

3-         İki tarafın evlendirme memuru önünde aynı anda hazır olmamaları.

Yok olan evlenmeler kendiliğinden hükümsüzdür. Bu evlenmeler baştan itibaren hukuk alanında yer almazlar dolayısıyla evlenmenin yokluğunun ihtilaflı olması durumu dışında dava açılmasına gerek yoktur. Ayrıca hakim herhangi bir davada yokluğu fark ederse bunu re’sen dikkate alır.

Evlenmenin Yokluğu ile ilgili Yargıtay Kararları

1-         “…Evlenme töreni, evlendirme dairesinde evlendirme memurunun ve ayırt etme gücüne sahip ergin iki tanığın önünde açık olarak yapılır…Evlendirme memuru, evleneceklerden her birine birbiriyle evlenmek isteyip istemediklerini sorar. Evlenme, tarafların olumlu sözlü cevaplarını verdikleri anda oluşur. Memur, evlenmenin tarafların karşılıklı rızası ile kanuna uygun olarak yapılmış olduğunu açıklar. Hükmüne yer verilmiştir. Anılan hükümlere göre evlenme şekle bağlı akitlerdendir. İki tarafın evlendirme memuru ve tanıklar önünde karşılıklı olarak bu konudaki iradelerini açıkça bildirmeleri şarttır. Bu itibarla, bir evlendirme akdine dayanmadan birleşen davacı N. G. ile Y. K. arasında geçerli bir nikah akdi meydana gelmediği halde davanın kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.” Yargıtay 2.H.D. 2006/8409 Esas 2006/16681 Karar 30.11.2006 Tarih

2-         “… Geçerli bir evlenme akdinin kurulabilmesi için, tarafların resmi evlendirme memuru önünde iradelerini bizzat açıklamaları ve beyanlarını imzaları ile onaylamaları gerekmektedir. Tarafların fiilen bir arada yaşamış olmaları ve çocuklarının bulunması sonuca etkili değildir. Davacı-davalı, evlendirme memuru önünde iradesini açıklamadığını ve dosyada örneği mevcut evlendirme defterini imzalamadığını beyan ettiğine göre, imzanın davacı-davalıya ait olup olmadığının hadise şeklinde incelenmesi ve davacı-davalının delil listesinde bildirdiği tanıkları da dinlenerek delillerin birlikte değerlendirilmesi ile hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile hüküm tesisi doğru görülmemiştir.” Yargıtay 2.H.D. 2012/2612 Esas 2013/5250 Karar 27.02.2013 Tarih

Facebook
Twitter
LinkedIn
Email